Madem iyisin

Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin.
Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?Doğrusun, söylersin düşündüğünü,
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin,
Kime karşı?
Akıllısın,
Yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını,
Peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok ya,
Dostların kimler?
Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.
iç çamaşır rengi ve çantadan sonra yeni kızsal aranjmanlar;
Read more
cola: iliski yasayamiyor, biraz özürlüyüm bu konuda
fanta: arayistayim
sprite: asigim
su: iliskim var gibi ..
pepsi: iliskim var
ayran: nisanliyim
salgam: evliyim
cay: bosum
kahve: nihayet ayrildim
süt: bekarim ve iliskiye acigim
19 Ekim 2010
Hayatımıza yön veren sesler
Doktor doktor derken marty ilen doktor emmet brown'ı düşünün:)
Son

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım,
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgalarıda seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyide bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım.
18 Ekim 2010
Hiş hiş

Arada gelip yazın çızın falan filan. Öyle arada gelip ana Evren ne yazmış yau, Erdem foto koymuş negsel falan diyelim deyu blog yaptım. Gelin yazın çızın takılın.
10 Nisan 2010
Aslan Kral

Aslan kralın filmi çekilcekmiş. Bunlar oynicakmış. Sonrada filmin çizgi filmi çekilcekmiş. Sonrada filmin çizgi filminin filmi.
Analarımızın içinde bulunduğu saat dilimi

Hepimizin bildiği üzere, pek kıymetli kadın analarımızın saat anlayışı bizimkinden oldukça farklı.
Örneğin bir anne sabah evladını uyandırırken "Saat dokuza geliyor." diyorsa, bilin ki saat en fazla 08.15'tir. Çünkü bir annenin, saatin dokuza geldiğini söyleyebilmesi için, saatin 08.01 olması bile yeterlidir. Aynı şekilde; bir anne sabah saat ona geliyor dediğinde saate bakarsanız saatin 09.07, onbire geliyor dediyse saatin aslında 10.11 olduğunu görebilirsiniz.
Geceleri ise daha marjinal bir hal alan "annelerin saat anlayışı"; 11'de eve döndüğünüzde "Saat 12 oldu sen nerdesin?", 12.01'de eve döndüğünüzde ise "Hep sabaha karşı eve geliyorsun. Nasıl bir evlatsın sen? Bana hiç mi üzülmüyorsun? Senin duyguların yok galiba." sözlerini duymanıza sebep olabilir.
Yıllarca annemin bulunduğu saat dilimini tespit edemediğim için çok zorluk çektim. Bunu açıklayabilmek için bir süredir yürüttüğüm hummalı çalışmalar sonucunda annelerimizin bizden farklı bir saat diliminde yaşadığını ortaya koymuş bulunmaktayım. Resimdeki temsili saat dilimleri haritasında görebileceğiniz üzere; annelerimiz saati, içinde bulundukları saat dilimi yüzünden her zaman bizimkinden ilerde.
Haritadaki sarı şeritler sabit. Annelerimizin bulunduğu saat dilimini temsil eden turkuaz şerit ise annenizin ruh hali, sabah uyandığınızda gideceğiniz yer, arkadaş çevreniz, evde pişen yemek gibi faktörlerden kolaylıkla etkilenen ve sürekli değişebilen, ancak çok ekstrem bir durum olmadıkça sarı şeritle aynı hizaya gelmeyen bir yapıya sahip.
Umarım bu çalışma, annesi ile saat konusunda anlaşamayan herkese faydalı olmuştur. Hayrını görün.
09 Nisan 2010
Hey hey hey!

Ati de istanbulda olduğuna göre toplanalım diye düşünüyorum. Yer, zaman size kalmış. Uygun olduğunuz zamanları söyleyin ona göre belirleyelim. Farklı şeyler de yapabiliriz. Müze gezerik, bowling oynarık, orgy falan...
Bu arada bloga bişiler yazabilirsiniz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






